24 Haziran 2016 Cuma

BANKACILIĞIN ACI KİTABI // MOBBİNG BANK TÜRK FIRTINASI: Bankaların Teknolojiye Güvenerek İnsanları İşsiz B...

BANKACILIĞIN ACI KİTABI // MOBBİNG BANK TÜRK FIRTINASI: Bankaların Teknolojiye Güvenerek İnsanları İşsiz B...: Bankaların Teknolojiye Güvenerek İnsanları İşsiz Bırakmaları Kendi Bindikleri Dalı Kesmeleridir // Yeryüzü Tanığı // Önder Karaçay Posted...

Bankaların Teknolojiye Güvenerek İnsanları İşsiz Bırakmaları Kendi Bindikleri Dalı Kesmeleridir // Yeryüzü Tanığı // Önder Karaçay

Bankaların Teknolojiye Güvenerek İnsanları İşsiz Bırakmaları Kendi Bindikleri Dalı Kesmeleridir // Yeryüzü Tanığı // Önder Karaçay

Dijital-Banka-Finansal-teknoloji-girisimleri1
Bankaların Teknolojiye Güvenerek İnsanları İşsiz Bırakmaları Kendi Bindikleri Dalı Kesmeleridir // Yeryüzü Tanığı // Önder Karaçay

Finans terörü şimdi de teknoloji destekli dijital terörü de ekledi hanesine. Terörle beslenen, güvendiği teknoloji terörünün bitişiyle de biter.
 
Son günlerde özellikle bankalar şubeleri kapatmaya başlayıp insanları işten çıkararak teknoloji ile hayatlarını sürdüreceklerini düşünecek kadar bindikleri dalı kestiklerinin farkında değiller.
 
Yok mobilin bankası, yok bilmem ne teknoloji gibi ruhsuz, soğuk, insani yönü sıfırlanmış iptidai bir görsel algı ile bu iş yürümez.
 
Maliyetleri düşürmekte bir yere kadar makul görülebilir. Sürekli çok kazanmak adına insanları mağdur eden her uygulama döner o mağduriyeti üreteni vurur. Yarın o teknoloji kullanan mudiler ile bağınız koptuğunda sizi yeni mudiler ile kim buluşturacak? Yine dönüp insana başvurmak zorunda kalacaksınız. O zaman bu riyayı yine yüzünüze vuracağız.
 
Bankaların bu yaptıklarını unutmayacağız, unutturmayacağız.
 
Ayrıca mudiler sizin personeliniz değil. Teknoloji ile her işi mudilere maliyetsiz yaptırmanın amacı personele maaş vermemek, teknoloji ile mudileri personel gibi maliyetsiz kullanmak, şube ve kira giderlerinden kurtulmaktır.
 
İyi de dünya ve hayat sadece bankalardan ibaret mi? İnsanlar sizin teknoloji haltası ile kendinize bağladığınız köleleriniz mi? Bunun garantisi ne?
 
Teknoloji ile yaşamını sürdüreceğini sanan bankacılık zihniyeti ülkemizin başına gelmiş en büyük felakettir. Bunun da bir sonu gelecektir. Türk devrimi gerçekleştiğinde milli üretim bankacılığı ve kamulaştırmalar başladığında kredi kartı ve bireysel kredi yasaklandığında kendiliğinden bitecektir bu garabet.
 
Teknolojiyi üreten ve tüketen insandır. İnsanı dışlayan hiçbir zihniyet ayakta kalamayacaktır.
 
Özellikle teknolojiye yatırıp yaptım benim insana ihtiyacım yok gibi teknoloji ile hayatımı sürdürürüm diyen her kurum bunun bedelini ileri ki yıllarda çok ağır bir şekilde ödeyecektir. Teknolojiye aracı olan yine insan değil mi?
 
Üretime kredi vermezseniz insanlar nerede çalışacak da teknoloji ile kendilerini nereye kadar sömüreceksiniz?
 
Bu tür günü kurtaran tavırlar uzun ömür tasarlayan hiçbir kurumu gelecekte yaşatmayacaktır.
 
Bu tür bir çaba içerisinde olan her kurumu yöneten geçici başarı ve algı değiştirmek niyetinde olup insanları işsiz bırakarak geleceklerini karartmanın sadece o kurumun yaşayacağı bir dünya gerçeğini çöpe atacaktır.
 
Bu zor günlere bu dijital terörü besleyen bankalar, sermaye, finans ve çok kazanma çetesinin işbirliği ile gelmedik mi?
 
O zaman bedel ödenecekse herkes ödeyecek.
 
Sormak isteriz işten çıkarmadan, bir şubeyi kapatmadan önce ilk bu kararları alanların maaşlarını düşürüp işten çıkarmaları engellemeyi aklınıza neden getirmiyor kendi kazancınız devam etsin diye küçülerek kira ve maaş giderlerinden kısarak geçici başarılara sığınıyorsunuz?
 
Nereye kadar böyle devam edeceksiniz?
 
Tüm şubeleri kapattınız, tüm elemanları da işten çıkardığınız da aklınız başınıza mı gelecek?
 
Sizler teknolojiye güvenerek insanları işsiz bırakıyorsunuz bizlerde teknolojiyi kullanmayarak teknoloji ile sizi bitireceğiz. Bu zihniyet yaşamayacak.
 
Teknoloji ile dijital terör yine bizimle bitecek.
 
Bir toplumda insanların toplu gücü her kurumu dize getirebilecek bir boyuttadır.
 
e-ticaret olsa ne olur? İnsanlar çalışmadıktan, üretmeden, para kazanmadıktan sonra nasıl harcama yapacaklar. Yapabilenler size nereye kadar yetecek?
 
Doyumsuz olduğunuzu çok iyi biliyoruz.. Tüketim ülkesinde büyüme rakamı açıklayacak kadar hırsız olacağınızı, kredi kartı ve bireysel kredi tefeciliği ile insanların cebine dalıp ne kadar götüreceğinizi açıklamaktır o büyüme rakamı.
 
Artık insanlara gerçekleri açık açık yazıp anlatıyor hepimiz kimin ne olduğunu, ne niyet taşıdığını çözüyoruz. Her gün binlerce, yüzlerce insanı uyandırıyoruz.
 
Bu gücün karşısında bir gün sizin şirk kurumlarınızda, paralarınız da, teknolojiniz de bir hiç olacaktır.
 
Bilinçlenme dijital teknoloji terörünü bitirerek teknolojiye güvenerek insanı dışlayan her kurumu bitirecektir.
 
Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

14 Haziran 2016 Salı

BANKACILIĞIN ACI KİTABI // MOBBİNG BANK TÜRK FIRTINASI: Konjonktür Bankacılığı // Türk Fırtınası // Önder ...

BANKACILIĞIN ACI KİTABI // MOBBİNG BANK TÜRK FIRTINASI: Konjonktür Bankacılığı // Türk Fırtınası // Önder ...: Konjonktür Bankacılığı // Türk Fırtınası // Önder Karaçay Posted on   14 Haziran 2016 by   Mobbing Bank Türk Fırtınası Önder Karaçay ...

Konjonktür Bankacılığı // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

Konjonktür Bankacılığı // Türk Fırtınası // Önder Karaçay

fft5_mf350526
Konjonktür Bankacılığı // Türk Fırtınası // Önder Karaçay
 
Yağmurlu havada şemsiyeyi elinden alma bankacılığı veya gölgesini satamadığı ağacı kesme bankacılığının adıdır konjonktür bankacılığı.
 
Ülkemizde sadece bankacılık sektörü de değil her sektör ülke ve millet çıkarının üzerinde bir şahsi çıkar zihniyetiyle donatılmış olduğu için konjonktüre göre tavır almak olmazsa olmazdır.
 
Bugün ekonomide üretim desteklenmediği için durgunluk yaşandığından bankalar şubelerini kapatıyor, eleman çıkarıyor, karlılığı sürdürmenin yollarını şemsiyeleri toplamakta, gölgesini satamadığı ağaçları kesmekte buluyor.
 
Bu riya zihniyeti yarın işler düzeldiğinde tekrar şubeler açmaya başlayacak, elaman almaya başlayacak, hatta ekonomiyi en iyi destekleyen banka kendileri olduğuna dair reklamlarıyla birbirlerini geçme yarışına aynı eleman çıkarmak ve şube kapatmakta daha fazla kar için yarıştıkları gibi yarışacaklar.
 
Bankaların bu yüzünü daha doğrusunu yüzsüzlüğünü yüzüne vurmadığımız müddetçe bu riya zihniyeti kapitalin karakolu olma görevi gereği ülkemiz ve milletimiz aleyhine ve sadece kendi çıkarlarını en üst seviyede görmeye devam edeceklerdir.
 
Oysa bu gemide hepimiz varız deriz, geminin su almaması için hiçbir gayret göstermeyiz.
 
Bindiğimiz dal kendi ağacımız olduğu halde günübirlik çıkarlar için ağacın dalında olduğumuzu unutur kökünden kesmeye kalkarız.
 
Bütün bunların sebebi ülkemizde 1980 öncesi siyasetin ihanetle aldığı 24 Ocak Kararlarının bir uzantısı olarak milli ekonomiyi tahrip ederek, içimizde büyüttüğümüz emperyalist niyetlerin ülkemizi ve milletimizi tehdit ettiklerinin, işbirlikçi olduklarının bilindiği halde bilmemezlikten gelinmesidir.
 
Bu nereye kadar böyle devam edebilir?
 
Devam edemeyeceğini eğer bugünlerde şube kapatarak, elaman çıkararak küresel sermayeye borsada daha fazla kazandırmak ve komisyon kazanmak niyetinde olan işbirlikçi sermaye ve finans sistemine neşter vurmazsak, borsayı kapatmazsak, dövizi sadece ithalat ve ihracatçıların bulundurması gerektiğini idrak etmezsek, kredi kartı gibi karşılıksız para basma yetkisini bankalardan almazsak, kanunla korunan bireysel kredi tefeciliğine eşit gelir dağılımı yapmadan devam edersek, milli kamulaştırılmış üretim bankacılığa geçmezsek, yabancı bankaların faaliyetlerine son vermezsek çekeceğimiz çileyi büyütürüz.
 
Bugün bankalar kapitalizm ahtapotunun birer kolları ve karakolları olup teknoloji ile uzaktan cebimizi delmelerine izin veriyorsak ve hem şube kapatacaklar, hem eleman çıkaracaklar, hemde teknoloji ile en düşük maliyetle ellerini cebimizden çekmeyecekler, üretime destek vermeyecekler, verirlerse de neyimiz var, neyimiz yok hepsine ipotek koyarak sadece kendilerini garanti altına alarak bütün riskleri kredi kullananın üzerine yıkarak teminatlı kredi bankacılığı yapacaklar bizde bu gaflet, delalet, garabet, ihanet ve çok kazanma sömürüsüne göz yumacağız öyle mi?
 
Eninde sonunda sermaye ve küresel finansın çıkarına hizmet edeceğine Türk Milletinin çıkarına hizmet eden bir milli yönetime kavuşacağız.
 
O zaman yapılacak ilk iş milli üretim ekonomisini kurmak ve kamulaştırmaları başlatarak özelleştirmelere son vermektir.
 
Bu zihniyetiyle ne bu siyasi yönetimin ne de bu zihniyetiyle sermayenin, bankacılığın Türkiye Cumhuriyetinin geleceğinde yeri yoktur.
 
Bundan sonraki konjonktür Türk Milletinin çıkarına hizmet eden hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi ve devletin yarım kalan Atatürk devrimlerini tamamlayarak bunu başarmak hepimizin ödevidir.
 
24 Ocak 1980 Kararları sermayenin batı adına tekelleşmesinin önü açarak gelir dağılımı eşitliğini sermaye ve işbirlikçi olan siyasilerin yandaşlarının cebini doldurarak Türk Milletine aleyhine vurgunların, soygunun, hırsızlığın, ahlaksızlığın, doyumsuzluğun hüküm sürdüğü bir çöküş dönemiydi. Bu çöküşün artık dibe vurduğumuz için sonuna gelinmiştir.
 
Türk Milletinin kaybedeceği canı ve vatanından başka bir varlığı kalmamışsa bu düzen yıkılmaz zorundadır.

Önder Karaçay
Mobbıng Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı 

21 Nisan 2016 Perşembe

BANKACILIĞIN ACI KİTABI // MOBBİNG BANK TÜRK FIRTINASI: Para Eşit Değişim Aracıydı, Kapital Zihniyetle Eşi...

BANKACILIĞIN ACI KİTABI // MOBBİNG BANK TÜRK FIRTINASI: Para Eşit Değişim Aracıydı, Kapital Zihniyetle Eşi...: Para Eşit Değişim Aracıydı, Kapital Zihniyetle Eşitliği Bozan Put Oldu // Dip Dalga // Önder Karaçay Posted on   21 Nisan 2016 by   kufgr..."Cebimizde bir el dolaşıyordu, canı ne kadar istiyorsa o kadar alıyordu." // Önder Karaçay 

Para Eşit Değişim Aracıydı, Kapital Zihniyetle Eşitliği Bozan Put Oldu // Dip Dalga // Önder Karaçay

Para Eşit Değişim Aracıydı, Kapital Zihniyetle Eşitliği Bozan Put Oldu // Dip Dalga // Önder Karaçay

588b8054-ff3f-4b89-b5e3-36482dcc1162
Para Eşit Değişim Aracıydı, Kapital Zihniyetle Eşitliği Bozan Put Oldu // Dip Dalga // Önder Karaçay

"Cebimizde bir el dolaşıyordu, canı ne kadar istiyorsa o kadar alıyordu." // Önder Karaçay
Bu fikri dünyada belki de ilk kez duyacaksınız. Çünkü bugüne kadar bunun tersine algı değişikliği ve eğitimlerle insanlık kandırıldı.
Dünyanın kaynakları herkese fazlasıyla yetecek kadardır. Kaynaklar sınırlı olmayıp, ihtiyaçlarda sınırsız değildir.
Kaynakların kıt, ihtiyaçların sınırsız olduğu kapital düzenin bir yalanıdır.
Marka, ürün çeşitliliği, reklam, borç, teknoloji, tüketim ve israfla kaynakların kapital doyumsuzluğa aktarılması sebebiyle insanlık büyük bir kaosun içindedir.
Çözüm çok basittir.
Her devlet kendi ülkesini kendi halkı için ihtiyacı kadar üretmek ve ihtiyacı kadar eşit çaba, eşit tüketim ilkesiyle milli ekonomiye geçmek zorundadır.
Kimin eli kimin cebinde belli olmayan küresel liberal kapital zihniyet kendi kötü niyetinde bataklığa saplanmıştır.
Dünyanın her ayrı bölgesinde farklı üretim imkanlarının olması ülkeler arası eşit değişim ticaretini mecburi kılmaktadır.
Sorun kapital zihniyetin eşit değişim yerine sömürüyle hep kendisine yontan yöntemler sebebiyle tıkanmıştır.
Bu tıkanıklığı açacak olan gelime Anadolu’da kapital zihniyetin karakollarının itibarı yerle bir olmuş ve bitiş başlamıştır.
Bu kapitalin işbirlikçi karakolu kendi ağzıyla sorunun kapitalizm olduğunu itiraf edecek kadar çıkmazda olduklarını geçtiğimiz yıllarda itiraf etmek zorunda kalmışlardır.
Bakmayın kuyruğu dik tutmak adına reklamlarına, algı değiştiren yalvarmalarına. Türk Milleti ikinci kurtuluş savaşını ekonomide kazanarak ve dünyada Türk Birliğini kurarak dünyanın en büyük ekonomisi üretim ve eşit paylaşım ekonomisini kurarak kapital ekonominin sonunu getirecektir.
İnsanın ihtiyaçları sınırsız değildir,
Kapital yalanlar sınırsızdır.
Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsız diyenler marka sahibi, kapital sahibi, tüketimle, borçla, teknoloji destekli israfla ayakta durmaya çalışan sanayici görünümlü komisyoncu, işbirlikçi ve ithalatçılardır.
Neden bu hale düştüler?
Çünkü değişim aracı parayı put yapanlar,
Değiştirirken halkı soydular, sömürdüler,
Para eşit değişim aracıydı,
Liberal kapitalizmde sadece,
Kapitalin lehine değişim aracı olarak put oldu.
Ürün çeşitliliği çok kazanmak içindir,
Çok ürün çok ihtiyaç anlamına gelmez,
Çok sömürü anlamına gelir.
Ne kadar çok çeşit ürün çeşitliliği varsa,
O kadar çok fazla sömürü artar.
İnsanın ihtiyaçları bellidir,
Yemek, giyinmek, barınmak ve eğitimdir.
Bunun dışına çıkıp sulandırmak,
Başka bir niyettir.
Doğada yaratanın yarattığı her canlı için,
Yeteri kadar kaynak mevcuttur,
Yeter ki israf olmasın, yeter ki;
Kaynaklar birilerinin tasarrufunda birikmesin.
Sorun kaynakları eşit paylaşmama,
Ve israf ettirerek bir kaç gözü doymazın,
Doymayan niyetine katlanmak zavallılığıdır.
Zengin devlet olur,
Ve orada yaşayan her insan,
O zenginlikten eşit faydalanır.
Şahsi mülk devlette olmaz,
Mülk halk adına devletin olur,
Hukuk devleti eşitliği sağlamak içindir.
Devleti yönetenler geçicidir,
Kalıcı olan devlet ve hukuk sistemidir.
Devleti yönetenlerin işi devleti,
Şahsi çıkarlarına fabrika yapmak değil,
Hukuk kurallarına göre işlerin yapılıp,
Yapılmadığını kontrol etmektir.
Halk adına o fabrikayı işletmektir.
Ve görev süresi bittiğinde,
Hesap vererek bir başkasına,
Emaneti zarar vermeden teslim etmektir.
Görevi teslim etmemek, hesap vermiyorum demeye çalışmak, sürekli ben egosuyla iktidar olacağım demek ne demektir?
Kim verdi size bu hakkı?
Yasama, yürütme ve yargı yok hepsi bir kişidir demek ne demek?
Bunu kim kabul eder?
Köle miyiz?
Kabilelerde bile kabile toplanıp ortak karar almaktadır.
Bu nasıl bir gaflet, delalet, ihanet ve garabettir?
Size Anayasa’dan Türkün adını çıkarma görev ve yetkisini kim verdi?
Doksan yıllık birikimleri sadece size oy veren ve iktidara getirenlerin verdiği yetkiyle satma hakkını kim verdi?
Bunun hesabının sorulamayacağının hakkını size kim verdi?
İşsizlerin teröristler kadar değeri olmadıysa siz zaten bitmişsiniz demektir.
Finans terörü, medya terörü, gıda terörü, teknoloji terörü, tüketim ve israf terörü ve insan terörü nedense sizin zamanınızda tavan yaptı. Bunu sebebi devlet yerine sadece kendi şahsi çıkarlarınıza ve yandaşlarınıza devleti sömürülmesine izin verdiğiniz içindir.
1950 yılından bu yana milli ekonomiyi yok ederek kapital düzeni ülkemize yerleştirerek ülkemizi sömürge haline getirmek isteyenlerin yaptığı kötülüklerin artık sonu gelmiştir.
Halk bu sömürüden ya kurtulacak ya da kurtulacaktır. Ya istiklal ya da ölüm ancak ve ancak milli ekonomi ile mümkündür.
Atatürk ilkelerinin en önemli ilkesi TAM BAĞIMSIZLIK ilkesidir. Diğer her ilke bu ilkenin ayaklarıdır. Bugüne kadar o ayaklara verdiğiniz zararlar sebebiyle ekonomi bu hale geldi.
Her mahallede bir milyoner zihniyetinin her yandaşın evinde bir milyar dolar sahibi olmasıyla bu zulüm sonun başlangıcına gelmiştir.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bankaciligin-aci-kitabi-37133yy.htm
Önder Karaçay
Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı